Harna ve Merine -3

Merine, gördüğünün gerçek olup olmadığına inanmak için kendisini zorladı. Evet, hakkında okumuştu, resimlerini de görmüştü fakat bütün bunlar, hakikisini gözleriyle gördüğünde vereceği tepkiye dair bir ipucu vermemişti ona. Ağzını kapatmayı unutmuş bir halde, sanki bu devasa canlının karşısında çok fark edecekmiş gibi ayağa kalktı. Nutku tutulmuş, tek kelime dahi edemiyor, istese bile sesi çıkmıyordu. Merine … Harna ve Merine -3 yazısını okumaya devam et

Reklamlar

Harna ve Merine-2

O gece konağa vardıktan sonra, uzun müddet tekrar böyle bir maceraya atılacak cesareti bulamadı kendinde. Nitekim Elir’i de bir kez daha yanında sürükleyip bu riski alamazdı. İyi haber ise Harna’yı görmek için gece çıkmak zorunda kalmamasıydı. Birkaç gün sonra çiftlikte çalışmaya başlamıştı. İki ya da üç gün ancak geçmiş, derslerinden sıkıldığı sırada ön bahçeye bakan … Harna ve Merine-2 yazısını okumaya devam et

7 kurşun

yorgunluğum gözlerimi patlatıyor yine. kafamın içine biteviye akıyor şarapnel parçaları. yağmur sesleri. sudan küflenen mermilerin kokusu. paslı demirlerin ayaklarımın altında çıtırdayışı. ölümün ağır bedeni koca bir yas gibi çökmüş ülkenin üzerine. sokaklar ceset kokuyor. yollar barut. binalarda mermi delikleri. her çukurda boş kovanlar. hapisten çıktıktan sonra deliren arkadaşım Ahmet gibi titriyor serçeler. tüylerini kaldırmışlar kar … 7 kurşun yazısını okumaya devam et

Yolculuk

Ben ki bu yollardan gidip de dönüşüm. Öyle uzun zaman önce dönmüşüm ki geçtiğim yolları unutmuşum. Bilirim sanmış, fakat her şeyi nasıl da unuttuğumun farkına bile varamamışım. Gelince, görünce anlamışım ancak. O yüzden mi bu kadar yorgunum? O yüzden mi böylesine bitap düştüm? Ben kimim? Nerede, ne yapıyorum dedim yolun ortasında. Durdum, başımı ellerimin arasına … Yolculuk yazısını okumaya devam et

Kaldırım Taşı Davası

Kaldırım taşı yolun ortasında duruyordu. Bütün pervasızlığı, dik başlılığı ve aylaklığıyla yatıyordu meydanda. Araçların geçmesi gereken kasaba yolunun tam ortasındaydı. Kaldırılması gerekiyordu şüphesiz, fakat bunun için gönüllü olacak çok az babayiğit vardı. Zira taşın başında, harpte siper bekliyormuş gibi nöbet tutan ihtiyar kimseye göz açtırmıyordu. Kaldırım taşının yıllanmış bekçisi, elleri hırpani mantosunun ceplerinde, hiç de acelesi … Kaldırım Taşı Davası yazısını okumaya devam et

Aliye İzzetbegoviç; adından söz etmeyi çok sevdiğimiz o ünlü lider, fikir adamı aslında kimdir?

1925 yılında Bosna Hersek’in Samac ilinde doğdu. Babaannesi Üsküdarlı bir Türk kızıdır. İki yaşındayken ailesiyle birlikte, hayatının en önemli kısmının geçeceği Saraybosna’ya taşındı. Saraybosnada’da hukuk eğitimi gördü ve avukat olarak çalıştı. Genç yaşından itibaren İslami çalışmalara ve Müslümanların sorunlarına ilgi gösterdi. Genç Müslümanlar Örgütü’ne üye olduğu gerekçesiyle 1946 yılında üç yıl hapse mahkum edildi. Kendini … Aliye İzzetbegoviç; adından söz etmeyi çok sevdiğimiz o ünlü lider, fikir adamı aslında kimdir? yazısını okumaya devam et

Sonbahar

Nefes al. Ver. Nefes al. Ver. Ceketimin yanına ruhumu da asabilsem keşke. Kapıdan girerken sıkıntılarımı dışarıda bıraksam ve tüm ağırlıklarımdan kurtulmuş biçimde adımımı atsam eşikten. Evimin içinde toprak rengi sonbahar yaprakları karşılasa beni. Ayaklarımın altı soğuk zemine değil de uçuşan çınar yapraklarına bassa. Musluğumun yerinde küçük bir şelale aksa. Yüzümü her yıkadığımda yeni bir benle … Sonbahar yazısını okumaya devam et